
Dünya Kupası maçlarını pek heyecanlı bulmayan bir sporsever olarak birkaç gündür az da olsa Wimbledon'a bakıyorum.Bu yıl Marsel İlhan'ın Wimbledon'a katılması turnuvaya olan ilgimi biraz daha attırmıştı, bugünkü Isner-Mahut karşılaşması Dünya Kupası'ndan çok Wimbledon'u takip etmeme sebep oldu.
Marsel pazartesi günü Brezilyalı rakibini 3-2 ile geçip adını 2. tura yazdırdı, bugünkü 2. tur mücadelesinde Rumen rakibi Hanescu'ya karşı gayet iyi oynadığı bir karşılaşmada, biraz tecrübesizlik biraz da şanssızlıktan 3-1 kaybederek turnuvaya veda etti.
Günün olayı (günün olayı aslında çok hafif bir tabir; tenis dünyası için yüzyılın olayı diyebiliriz) John Isner-Nicolas Mahut karşılaşması.İlk set 6-4 Isner, ikinci set,6-3 Mahut, üçüncü set 7-6 Mahut, dördüncü set 7-6 Isner,beşinci set 59-59, yarın devam edecek.Bugün 10 saat sürdü, bakalım yarın ne kadar sürecek.
Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük spor olaylarından birine tanık olduk bugün.Belki 20, belki 50 yıl sonra olur; belki de bir daha hiç olmaz böyle bir mücadele.Öyle bir maç ki filmi yapılır, kitabı hatta destanı yazılır, çocuklarımıza, torunlarımıza anlatılır, adama Dünya Kupası'nı bile unutturur.
Yarın her iki oyuncudan da aynı performanslarını bekliyorum.Sakın biriniz gaza gelip 61-59 bitirmeyin, en azından bi' 70 80'i görün bari :)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder